karacigercancer Karaciğer kanserlerine tüm kanserler içinde daha az rastlanır. Batı toplumlarında daha nadir rastlanan bir tümördür ve özellikle hepatit B infeksiyonunun yaygın olduğu Güneydoğu Asya ve Güney Afrika’da görülür. Karaciğer kanserleri çoğunlukla hepatosit adı verilen karaciğer hücrelerinden köken alırlar. Bu nedenle, karaciğer kanserlerinin %85-90’ına hepatosellüler kanser adı verilir.

Risk Faktörleri

Karaciğer kanserine neden olan etkenler tam olarak bilinmemekle birlikte toplumda risk altında olan kişiler mevcuttur. Hepatit B ve hepatit C virüsüyle sarılık hastalığı geçirip virüs taşıyıcısı olanlarda karaciğer kanseri riski artmaktadır. Bu virüsler kan yoluyla ve cinsel yolla insandan insana bulaşır. Karaciğer kanseri, bu tür virüs infeksiyonları görüldükten yıllarca sonra ortaya çıkabilir. Hepatit virüsleriyle yakınmanız olmadan da hastalığı geçirebilirsiniz ve ancak kan testleri ile hastalığı geçirdiğiniz anlaşılabilir. Yine, siroz hastalarının %5’inde de karaciğer kanserine yakalanma riski vardır. Ayrıca, mısır, yer fıstığı ve diğer tahıllarda yaşayan Aspergillus adı verilen mantarların ürettiği aflatoksin adı verilen zehirler de karaciğer kanserine neden olabilir. Erkeklerde, 60 yaşın üzerindekilerde ve ailesinde karaciğer kanseri olanlarda da riskte artış mevcuttur.

Yakınma ve Bulgular

Karaciğer kanserleri sıklıkla karında şişkinlik, karnın sağ üst kısmında sırta vuran ağrı, kilo kaybı, iştahsızlık, ateş ve ciltte sararma, idrar renginde koyulaşma gibi sarılık bulguları ile ortaya çıkar. Bu yakınma ve bulguların hiç birisi karaciğer kanserine özgün değildir. Bu nedenle, benzer yakınmaları olan kişilerin doktora başvurması gerekmektedir.

Tanı

Siroz ve hepatit taşıyıcısı olan hastalarda takip sırasında tanı konulabilir. Tanı koyabilmek için ilk adım doktor muayenesidir. Bu muayenede karın içindeki karaciğer, dalak gibi organlardaki büyümeler, asit adı verilen sıvı toplanması, cilt ve gözlerdeki sararma tespit edilir. Kan testlerinde alfa fetoprotein olarak adlandırılan maddenin yüksek olması karaciğer kanseri tanısını destekler. Karın ultrasonografisi, bilgisayarlı tomografi ve manyetik rezonans görüntüleme karaciğerin görüntülenmesi ile tanı konulmasına yardımcı olur. Kesin tanı için görüntüleme yöntemleri eşliğinde karaciğerden ince bir iğne ile biyopsi alınması ve patolojik olarak incelenmesi gerekmektedir. Yapılan biyopsi sonucunda karaciğer kanseri tanısı konulursa hastalığın vücuttaki yaygınlığını anlamak ve uygulanacak tedavi yöntemine karar vermek için evreleme yapılması gereklidir. Evreleme bilgisayarlı tomografi ve manyetik rezonans görüntüleme yardımı ile yapılabileceği gibi bazen genel anestezi altında laparoskopi adı verilen girişim ile de yapılabilir.

Tedavi

Karaciğer kanserlerinin asıl tedavisi cerrahidir. Sadece karaciğerde sınırlı olan kanserlerde, hastanın genel durumu ameliyat için uygunsa, hastalıklı karaciğer dokusu çıkartılarak cerrahi tedavi uygulanır. Hepatektomi adı verilen bu cerrahi girişim sırasında çıkartılacak karaciğer dokusunun miktarını kanserin büyüklüğü, sayısı ve yerleşim yeri belirler. Bu işlem sırasında geride kalacak karaciğer dokusunun da hastanın yaşamını devam ettirebilmesi için yeterli miktarda olması
gereklidir. Karaciğerin kanser nedeniyle tümüyle çıkartılması gereken durumlarda sağlıklı bir vericiden karaciğer nakli de yapılabilir. Cerrahiyle birlikte veya cerrahi uygulanamayan bazı hastalarda ısıtma (radyofrekans ablasyon, lazer) veya dondurma (kriyocerrahi) yöntemleri kullanılarak da kanserli doku yok edilebilir. Ancak, bu yöntemlerin etkinliği cerrahiden daha azdır. Cerrahi tedavi sonrası veya cerrahi tedavinin uygun olmayacağı hastalarda ilaç tedavisi (kemoterapi) uygulanır. Bu durumda tek bir ilaç veya farklı ilaç kombinasyonları belirli aralıklarla hastalara verilmektedir. İlaçlar koldaki bir damardan tüm vücuda verilebileceği gibi, ameliyat edilen hastalarda ameliyat sırasında yerleştirilen bir kateter yardımıyla karaciğerin damarından (hepatik arter) sadece karaciğer içine de verilebilir. İlaç tedavisine bazen ışın tedavisi (radyoterapi) de eklenebilir. Bu durumda dışarıdan cihazlar yardımıyla yüksek enerjili ışınlar karaciğerin olduğu karın sağ üst bölgesine yönlendirilerek tedavi uygulanır. Hastalar cerrahi sonrası ilaç ve ışın tedavilerini tamamladıktan sonra belli aralıklarla takip edilirler. Takip sırasında karaciğer ve karın içi organlar ultrasonografi, bilgisayarlı tomografi veya manyetik rezonans görüntüleme yöntemleriyle görüntülenerek hastalığın tekrarlayıp tekrarlamadığı kontrol edilir. Kanserin tekrarlaması genellikle ilk iki yıl içinde olur. Hastaya tekrarlayan kanserin durumuna göre yeniden cerrahi, ilaç veya ışın tedavisi uygulanabilir.

Korunma

Karaciğer kanserinden korunmak için hepatit virüsleriyle infeksiyondan kaçınmak gerekir. Hepatit B virüsünden aşılanarak korunabilirsiniz. Ayrıca, alınan besinlerde aflatoksin olmamasına dikkat etmek gerekir. Siroza ve uzun dönemde karaciğer kanserine neden olabileceği için aşırı alkol tüketiminden uzak durmak gerekir.